Anasayfa  ›  Web Tasarım

Web Tasarım

Web tasarım, siparişin yarıda kalmamasına çalışır: kargo ücretinin sepette göründüğü adım, hediye gönderen için not ve paket seçenekleri, aynı ürünü yeniden almanın kısa yolu ve telefonda ekranı kapatan sabit çubuklar.

Telefon ekranı: Web Tasarım

Web Tasarım Kargo Ücretinin Sepetin Hangi Adımında Görüneceğine Neden Erken Karar Verir?

Bir müşteri iki şişe gül suyu için sepete gider. Adını, açık adresini, telefonunu yazar; üç ekran geçer. Son ekranda, toplamın altında o ana kadar hiç görmediği bir satır belirir: kargo ücreti. Tutar neredeyse bir şişenin fiyatı kadardır. Müşteri ürünü hâlâ istemektedir; ama kandırılmış gibi hisseder ve sayfayı kapatır. Web tasarım, bu satırın nerede görüneceğine ilk çizimde karar verir.

Sepetin yarıda bırakılmasının sık görülen nedenlerinden biri, son adımda çıkan beklenmedik bir bedeldir. Ücretin kendisi çoğu zaman sorun değildir; herkes kargonun bir bedeli olduğunu bilir. Sorun zamanıdır. Müşteri kararını ürünün fiyatına göre vermiş, bilgilerini yazmış, emek harcamıştır; yeni rakam, bitmiş sandığı hesabı yeniden açar. Erken söylenen ücret bir bilgidir; geç söylenen aynı ücret, saklanmış bir şey gibi görünür.

Ücret, sipariş yolunun başında iki yerde görünür. Ürün sayfasında, fiyatın yakınında tek cümle durur: kargonun ücretli olup olmadığı ve neye göre değiştiği. Sepette, daha hiçbir kişisel bilgi istenmeden, ara toplamın altına kargo satırı yazılır. Belli bir tutarın üzerindeki siparişte kargo alınmıyorsa bu sınır da orada söylenir; sepet, sınıra ne kadar kaldığını gösterebilir. Müşteri bir şişe daha eklemeye orada karar verir.

Ücret adrese göre değişiyorsa tam adres beklenmez; sepette yalnızca il sorulur ve yaklaşık bedel hemen gösterilir. Kırılabilen ürünlerde bir cümle daha gerekir: şişenin nasıl sarıldığı, kutuya nasıl yerleştirildiği. Cam şişe ısmarlayan kişi kargo ücretine bakarken bunu da merak eder. Teslim süresi ücretin yanında durur: siparişin kaç iş günü içinde kargoya verildiği. Tutulamayacak süre yazılmaz; bayram ve hasat haftaları ayrıca belirtilir.

Aynı sözler her yerde aynı kalır. Ürün sayfasında “kargo ücreti” yazıp sepette “gönderim bedeli”, onay iletisinde “taşıma payı” demek, müşteriye üç ayrı kalem varmış gibi gelir. Sipariş onayında ürün bedeli, kargo ve toplam, sepette göründüğü sırayla yeniden yazılır. Yazıyı, tasarımı ve kodu aynı ekip yaptığında kargo cümlesi daha ilk çizimde yazılır, satırın yeri de sayfayla birlikte çizilir; bizde üçü aynı ekipten çıkar.

Kargo ücretinin hangi adımda belirdiğini görmek için sepete bir ürün atmak yeter; bu, dışarıdan bakılarak anlaşılır. Web tasarım işinde önce imbik kurulur. İmbik, gül yağının çekildiği kazandır: içine yaprak konur, altı yakılır; işe yarayan buharla çıkıp damlalar hâlinde birikir, işe yaramayan dipte kalır. Sitenizi de ücret almadan, şifre sormadan, dışarıdan imbikten geçiririz. Son ekranda birden beliren kargo satırı orada görünür.

Hediye Olarak Gönderilecek Siparişte Not, Paket ve Fiyatsız Gönderim Seçenekleri Nasıl Sunulur?

Bir adam, başka bir ilde yaşayan annesine bir kutu gül ürünü ısmarlar. Sipariş sırasında not yazacak bir yer arar, bulamaz; teslimat adresine annesinin adresini yazar ve öder. Paket üç gün sonra kapıya gelir. Kutunun üstünde, bantla tutturulmuş fatura durur; fiyat ilk bakışta okunur. İçinde tek satır yazı yoktur. Anne oğlunu arayıp teşekkür eder; adam ise sitenin kendisine sormadığı şeyleri düşünür.

Gül ve lavanta ürünü satan Isparta işletmeleri bunu bilir: siparişlerin birçoğu hediyedir ve başka bir adrese gider. Sepetin bunu öğrenmesi için tek soru yeter: “Bu sipariş hediye mi?” Cevap hayırsa hiçbir şey değişmez, ekran uzamaz. Evetse birkaç seçenek açılır. Soruyu sormayan site, hediye gönderen müşteriyi kendi başının çaresine bakmaya bırakır: notu adres satırına sığdırmaya çalışır ya da telefon açıp ricada bulunur.

İlk seçenek adrestir: teslimat adresi, faturanın düzenleneceği adresten ayrı yazılabilir; alıcının adı ve telefonu ayrıca sorulur, çünkü kurye onu arayacaktır. İkincisi nottur: kısa bir kutu ve yanında kaç harf yazılabileceği. Sınır görünürse müşteri cümlesini ona göre kurar; görünmezse yarısı kesilmiş bir not gider. Üçüncüsü hediye paketidir: ücretsiz mi, ücretli mi olduğu düğmenin üstünde açıkça yazar.

Dördüncü seçenek, paketin içine fiyat gösteren hiçbir kâğıt konmamasıdır; hediye gönderen bunu çoğu zaman ayrıca rica eder. O zaman faturanın satın alana nasıl ulaşacağı da söylenir; birçok satıcı faturayı e-postayla gönderir. Bunun sizin işletmenizde nasıl yapılacağını mali müşaviriniz bilir; burada yazılan, hukuk ya da vergi görüşü değildir. Müşteriye düşen, seçeneği işaretlediğinde ne olacağını tek cümleyle okumaktır.

Beşincisi gündür: paket belli bir günden önce mi, sonra mı gelsin? Tutulamayacak gün için söz verilmez; seçenek, kargonun gerçek hızına göre sunulur. Telefonda bunların her biri yalın bir anahtardır: açık ya da kapalı; açılınca altında tek kutu belirir. Sipariş onayı ve kargo bildirimi satın alana gider, alıcıya değil; yoksa sürpriz, paket yola çıkmadan gelen bir mesajla bozulur.

Bütün bunlar sepette durur; ama müşteri kararını daha önce, ürün sayfasında verir. Orada bir satır bulunmalıdır: “Hediye olarak gönderilebilir; not ve hediye paketi seçenekleri sepette.” Web tasarım imbiğinde, hediye gönderenin soracak yer bulamadığı her adım bir tortudur. Tortunun üç notu olur: müşterinin önünde neyi bulandırıyor, sepetin neresine çökmüş, arıtılması hangi ayın işi.

Aynı Ürünü Yeniden Almak İsteyen Müşteri İçin Sitede Kısa Bir Yol Var mı?

Bir müşteri aynı lavanta sabununu iki ayda bir alır. Her seferinde siteyi açar, sabunu arama kutusundan bulur, boyunu seçer, adedini yazar; sonra adını, adresini, telefonunu baştan girer. Altıncı siparişi de ilki kadar uzun sürer. Bir gün aynı sabunu büyük bir pazaryerinde görür; orada adresi kayıtlıdır ve sipariş iki dokunuşla biter. Dükkânı sevmektedir; ama kolay olan öteki yoldur.

Biten ve yeniden alınan ürünlerde kural yalındır: ikinci alışveriş birinciden kısa sürmelidir. Sabun, krem, gül suyu, bal böyledir; müşteri ürünü tanır, kararını çoktan vermiştir, yeniden ikna edilmesi gerekmez. Ondan istenen tek söz “aynısından”dır. Site bu sözü duyacak bir yer açmamışsa müşteriyi her seferinde bir yabancı gibi karşılar ve bildiği yolu ona baştan yürütür.

Hesabı olan müşteri için yol bellidir. “Siparişlerim” sayfasında geçmiş siparişler tarihleriyle durur; her birinin yanında bir düğme vardır: “Yeniden al”. Düğme sepeti aynı ürünlerle, aynı boy ve adetle doldurur; müşteri isterse değiştirir. Adres ve seçimler, müşteri izin verdiyse hatırlanır. Saklanan her bilgi için izin açıkça istenir: işaretli gelen bir kutuyla değil, müşterinin kendi dokunuşuyla.

Üyelik şart koşulmaz; hesabı olmayan için de kısa yol kurulur. Teslimat e-postasına bir bağlantı eklenir: “Bu siparişi yeniden ver.” Bağlantı son sepeti aynı ürünlerle yeniden kurar; müşteri adresini yazar ya da onaylar ve öder. Bağlantı yalnızca sepeti kurar; adres ve ödeme bilgisi onunla birlikte açılmaz. Böylece ileti başkasının eline geçse de ortaya çıkan şey bir alışveriş listesinden ibarettir.

Hatırlatma yalnızca istenirse gönderilir. Müşteri sipariş sırasında işaretler: “Bitmeye yakın haber verin.” İşaretlemeyene ileti gitmez; istenmemiş hatırlatma, dükkânı sevdiren şeyi yıpratır. Fiyat son siparişten bu yana değiştiyse “Yeniden al” düğmesi bunu saklamaz: sepette eski ve yeni fiyat birlikte görünür. Ürün artık yapılmıyorsa ya da boyu değiştiyse düğme müşteriyi boş sepete değil, o ürünün bugünkü karşılığına götürür.

Küçük bir dükkânın müşterisini tuttuğu yer burasıdır. Büyük pazaryerleri yeniden almayı çok kolaylaştırır; ürünü sizden tanıyan müşteri, kolaylık için oraya kayabilir. Web tasarım işlerinde bu kısa yol, her ay önünüze gelen arıtma listesinin bir satırı olur; onaylamadığınız satıra başlanmaz. Sıra tek kurala bakar: önce suyu bulandıran. Altıncı kez adres yazdıran sepet, sadık müşterinin suyunu bulandırır.

Ekrana Yapışık Duran Çubuklar ve Düğmeler Telefonda Sayfanın Ne Kadarını Kapatır?

Bir müşteri telefonunu yan tutarak, Isparta merkezde halı yıkayan bir işletmenin sayfasını açar. Üstte logonun ve menünün durduğu sabit bir çubuk vardır; altında kampanyayı duyuran bir şerit. Ekranın dibinde çerez bildirimi, yani sitenin tuttuğu kayıtlar için izin soran kutu durur; sağ alt köşede iki yuvarlak düğme: biri mesaj, biri arama için. Hepsinin arasında, fiyatların yazdığı sayfaya iki parmak yüksekliğinde bir aralık kalmıştır.

Sayfa kayarken yerinde kalan parçaların hepsi iyi niyetle konmuştur: üst çubuk menüyü el altında tutar, duyuru şeridi kampanyayı kaçırtmaz, sohbet ve mesaj düğmeleri soranı bekletmez, “sepete ekle” çubuğu satışı kolaylaştırır, çerez bildirimi bir yükümlülüğü karşılar. Her biri tek başına küçüktür ve tek başına onaylanmıştır. Toplamları ise küçük bir ekranın üçte birini, kimi zaman daha fazlasını örtebilir; bunu kimse onaylamamıştır.

Toplam, tasarımın yapıldığı geniş ekranda görünmez; bakılacak yer başkadır. Sayfa küçük bir telefonda açılır: önce dik, sonra yan. Yan tutulan telefonda ekranın yüksekliği azalır; aynı çubuklar bu kez yarısına yakınını kaplayabilir. Sonra bir forma dokunulur: klavye açılır ve ekranın alt bölümünü alır. Geriye kalan dar aralıkta, yazılan kutu sabit çubuğun arkasında kalıyorsa müşteri ne yazdığını göremez.

Çare eklemek değil, seçmektir: bu sayfada yerinde kalmayı hangisi hak ediyor? Üst çubuk, sayfa aşağı kaydıkça incelebilir; logo küçülür, geriye menü düğmesi kalır. Duyuru şeridi kapatılabilir olur ve kapatılınca geri gelmez. Yüzen düğme üç değil, birdir: mesaj, arama ve sohbet tek düğmenin içinden açılır. Sipariş alınan sayfada “sepete ekle” çubuğu kalıyorsa öteki düğme o sayfada yer almaz.

Tek bir kural bütün parçalar için geçerlidir: yerinde duran hiçbir şey bir düğmenin, bir bağlantının ya da doldurulacak bir kutunun üstüne gelmez. Sayfanın son satırı da sabit çubuğun arkasında kalmaz; altına çubuk kadar boşluk bırakılır. Çerez bildirimi cevaplandığı anda ortadan kalkar ve her yeni sayfada yeniden çıkmaz. Cevap verilene kadar da menüyü ve arama düğmesini örtmeyecek bir yerde durur.

Bu toplamı görmek için özel bir araç gerekmez; küçük bir telefon ve iki dakika yeter. İsterseniz biz bakalım: site adresinizi bir satırla gönderin, siteniz imbikten geçsin; karşılığında ücret alınmaz. Dört geçiş vardır: sitenin teknik hâli, sayfalarda yazanlar, başka sitelerde adınıza söylenenler, haritadaki kaydınız. Web tasarım işi başlarsa ne yapıldığını ay ay hasat notundan okursunuz; ikinci damıtmada çıkan, ilk sonuçla karşılaştırılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Olabilir; ama iki şeye bakın. Tek ürün alan müşteri için fiyat yükselir ve benzer ürünlerle yan yana geldiğinde pahalı görünürsünüz. Birkaç ürün alan ise kargo bedelini her üründe yeniden ödemiş olur. Ara yol, belli bir sepet tutarının üzerinde kargo almamak ve bunu ürün sayfasında baştan söylemektir.

Kısaltmayın; sınırı baştan söyleyin. Not kutusunun yanına kartınıza sığan harf sayısını yazın, kutu da o sayıdan fazlasını almasın. Müşteri cümlesini kendisi sığdırır; onun yerine sözcük seçmeniz gerekmez. Kartın bir fotoğrafını ürün sayfasına koyarsanız notun nasıl görüneceğini de önceden bilir.

Düğmenin açtığı sepette tek satırla söyleyin: elde yapılan ürünün rengi ve kokusu partiden partiye biraz değişebilir. Ürün sayfasında da aynı cümle dursun; isterseniz güncel partinin fotoğrafını ekleyin. Müşteri bunu baştan okursa farkı kusur saymaz. Değişen şey içindekiler ya da ağırlıksa bu ayrıca ve açıkça yazılır.

Kaldırmayın; yalnız bırakın. Yerinde kalacak tek düğme o olsun; arama ve sohbet onun içinden açılsın. Üst çubuk sayfa kayınca incelsin, kampanya şeridi kapatılabilsin. Çerez bildirimi cevaplanana kadar düğmenin üstüne gelmesin. Sonra küçük bir telefonu yan tutup sipariş formunu doldurun: düğme hiçbir kutuyu örtmüyorsa yer açılmıştır.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.